fbpx

Op. Dr. Tolga Mertoğlu

Ortobiyolojik Tedavi

Ortobiyolojik tedavi nedir?

Ortobiyolojik tedaviler son zamanların en çok tartışılan ve ilgi çeken konularındandır. Tendonların, kıkırdakların, menüsküs ve bağların, kemiklerin aşınıp bozulmasını engellediği, onarımına yardımcı olduğu düşünülen, tedavi destekleyici metotlar olarak değerlendirilmektedirler. Bu amaçla yapılan ortobiyolojik uygulamalar; Hyalürünik Asit enjeksiyonları, PRP ve kök hücre uygulamaları ve kordon veya embriyonik hücre tedavileri olarak sayılabilir. Bu ortobiyolojik yöntemler tek başlarına kullanılabilecekleri gibi, cerrahi bir tedavi sonrasında iyileşmeyi desteklemek için de kullanılmaktadırlar.

 

HYALURONİK ASİT ENJEKSİYONU

Ortobiyolojik uygulamalar - Muayenehanemizde Kullandığımız Hyaluronik Asit uygulama preparatları
Ortobiyolojik Uygulamalar – Muayenehanemizde Kullandığımız Hyaluronik Asit Uygulama Preparatları

Hyaluronik asit her ne kadar biyolojik ajan olmasa da, eklem içine uygulanımı ile tedavi sürecinde faydalı olmaktadırlar. Etkisini, eklemde kemik ve kıkırdak yüzeyler arasını kayganlaştırarak, sürtünmeye bağlı aşınmayı azaltarak gösterirler. Ödemi ve ağrıyı azaltırlar. Hyaluronik asitin düşük, orta ve yüksek molekül ağırlıklı olmak üzere çeşitli formları mevcuttur. Son zamanlarda 3 doz ardışık olarak uygulanılan formların yerini uzun etkili ve çift zincirli tek bir enjeksiyon uygulaması almıştır.

Bizim tecrübemiz Hyaluronik asit; orta düzey kıkırdak aşınmalarında, enjeksiyon sonrasında uygulanılan fizik tedavi ile birlikte faydalı oldukları şeklindedir. Özellikle diz önü ağrısına yol açan diz kapağı kıkırdak bozulmalarının tedavisinde isokinetik fizik tedavi ile kombine edilerek iyi sonuçlar almaktayız. İleri derece kireçlenmelerde genellikle faydalı olmamakla birlikte, işe yaradığı zaman da etki süresinin kısa olduğunu gözlemlemekteyiz. Cerrahi tedaviyi arzu etmeyen veya yandaş başka hastalıklarından dolayı ameliyat olamayan ileri derece kireçlenmeli hastalarımızda hyalurinik asit yerine kortizon enjeksiyonları ile ağrıyı azaltmaya çalışmaktayız.

 

ORTOBİYOLOJİK PRP (PIHTILAŞTIRMA HÜCRELERİNDEN ZENGİNLEŞTİRİLMİŞ PLAZMA)

Ortobiyolojik PRP uygulaması, hastanın kendi kanının santrifüj edilerek kırmızı, bazen de beyaz kan hücrelerinden ayrıştırılması ile elde edilir. Santrifüj sonrasında elde edilen kısımda pıhtılaşma hücreleri yoğun olarak bulunur. Uygulanıldığı bölgede pıhtılaşma hücreleri ve bazı doku iyileştirici maddelerin yardımıyla yara iyileşme benzeri bir mekanizmayı aktive eder. Ortobiyolojik bir uygulama olan PRP’nin faydası bu doku iyileştirici hücre ve maddelerin konsantre edilerek hasarlı bölgeye hedefli olarak verilebilmesinden kaynaklanmaktadır. Diz içi kıkırdak ve bağ yaralanmalarında, tenisçi dirseği ve aşil tendinit gibi tendon sorunlarının tedavisinde yardımcı olduğu düşünülmektedir.

PRP, hastanın kendi kanının santrifüj edilmesi
PRP, hastanın kendi kanının santrifüj edilmesi

Biz kendi pratiğimizde PRP’yi daha çok artroskopik yani kapalı diz ameliyatları sonrası dönemde, doku iyileşmesini desteklemek için uygulamaktayız. Oluşabilecek enfeksiyon riskini minimalize ettiğine inandığımız, tek enjektörle yapılabilen, kapalı sistem PRP kitlerini (Arhrex) kullanmaktayız. Enjeksiyonları 20 gün ara ile 3 defa uygulamaktayız. Eğer cerrahi sonrasında yapıyorsak ilk enjeksiyonumuzu ameliyattan 1 ay sonra yapmaktayız. Orta düzey diz kıkırdak bozukluklarında ise PRP ve hyaluronik asit enjeksiyonlarını ardışık olarak yapmaktayız. Böylece hem PRP’nin iyileştirici etkisinden hem de hyaluronik asitin kayganlaştırıcı etkisinden yararlanmaktayız.

Tenisçi dirseği olarak adlandırılan lateral epikondilit hastalığında ise PRP kortizon enjeksiyonlarının yerini almıştır. Hastalığın orta dönem kronikleştiği zaman (1-6 ay arası) uygulanılan 1 veya 2 seans PRP ile cerrahi tedavi gereksimininin azaldığı savunulmaktadır. Kliniğimizde tenisçi dirseği tanısı ile PRP enjeksiyonu uyguladığımız hastalarımızın yaklaşık olarak %60‘ında iyilik hali sağlayabildik. Tenisçi dirseği hastalığı ile başvuran başvuran hastalarımızda enjeksiyonun tam olarak hedef noktaya yapılabilmiş olması, daha önce kortizion uygulanılmamış olması iyi sonuçlar almamızı arttıran faktörler olmuştur.

Omuz ekleminde PPR uygulanımının sonuçları birçok bilimsel çalışmada olumsuz olarak bildirilmiştir. Bazı bilimsel çevrelerde artroskopik omuz tendon yırtıkları tamiri sonrasında iyileşmeyi arttırabileceği savunulmakla birlikte biz rutin uygulamalarımızda omuz eklemi hastalıkları tedavi sürecinde PRP enjeksiyonu yapmamaktayız.

 

ORTOBİYLOJİK KÖK HÜCRE UYGULAMALARI

Ortobiyoloji - kök hücre
Ortobiyoloji – kök hücre

Ortopedi alanında ortobiyolojik kök hücre uygulamaları yağ dokusu kaynaklı ve kemik iliği kaynaklı olarak yapılmaktadır. Biz yağ dokusu kaynaklı kök hücre uygulamasını tercih ediyoruz. Bu işlem, yağ hücreleri arasındaki sıvının belirli konsantrasyon işlemlerinden geçirilerek kök hücrelerden zengin sıvı elde edilmesi ve bu sıvının hasar görmüş dokulara verilmesi uygulamasıdır.

Uygulanıldıkları dokunun esas hücrelerine dönüşerek onarım faaliyetine yardımcı olur. Kemik iliği ve yağ dokusu kaynaklı olarak uygulanabilir. Yağ dokusu kaynaklı kök hücreler, kemik iliği kaynaklılar ile aynı özellikleri taşır. Uygulanıldıkları sahaya göre kemik, kıkırdak, kas, yağ dokusuna dönüşebilir ve yapım onarım faaliyetlerini tetikleyecek enzimlerin, büyüme faktörlerinin salınmasını sağlarlar. Kemik iliği kaynaklı uygulama sistemlerine göre avantajları, alınmasının daha kolay olması ve daha geniş verici dokunun bulunmasından dolayı hücre sayısının daha fazla olmasıdır. Genellikle artroskopik kıkırdak, bağ ve menisküs ameliyatlarında veya kemik ödemi için yapılan kemik içi basınç azaltma ameliyatlarında, temizlenilen alandaki hücre yenilenmesini desteklemek için uygulanılır.

Yağ Dokusu kaynaklı kök hücre uygulamalarının avantajları;

  • Ödem oluşumunu düzenler.
  • Fibrosiz denilen doku sertleşmesinden korur.
  • Hücre yaşlanması ve ölümüne karşı koyar.
  • Damarlanmayı destekleyerek doku yenilenmesini sağlar.
  • Osteofit denilen eklem kireçlenmesi ve şişmesini azaltır.
  • Kıkırdak aşınmasını azaltır.
  • Dokunun kendi kök hücre azlığının veya üretim eksikliğinin tamamlanmasına yardım eder.

Kök hücre uygulamaları Hakkında Ayrıntılı bilgi için tıklayın!

 

Sorunuz mu var? WhatsApp ile yazın