Ayaklarımız ile vücudumuz arasında köprü görevi gören dizlerimizde, vücudumuzun en büyük eklemleri bulunur. Ağırlığımızı taşıyan ve hareketli olan diz ekleminde akut ve kronik hastalıklar görülür. Özellikle aşırı kilo, hareketsiz yaşam tarzı, ileri yaş ve çevresel faktörler, dizde görülen hastalıkların yaygınlaşmasına neden olur. Menisküs yırtıkları, bağ ve tendon
yaralanmaları, kireçlenme ve eklem iltihabı sıkça karşılaşılan diz hastalıkları arasında yer alır.

Menisküs Yaralanmaları

Menisküs ; diz eklemi içinde ,uyluk ve kaval kemiklerinin birbirine bakan kıkırdak yüzeyler arasında bulunan ay şeklindeki yapılardır. Yastık benzeri fonksiyon göstererek şok absorbsiyonu yapar, kıkırdak yüzeylerin birbirine sürtünerek aşınmasını engeller. Eklem hareketi sırasında stabiliteyi arttırmak, kayganlığa yardım etmek gibi de çok önemli görevleri de vardır.

Ortopedik pratikte ;menisküs yaralanmaları en sık görülen yaralanma şekli , artroskopik yani kapalı yöntemlerle menisküs ameliyatları da en sık yapılan cerrahi tedavilerdendir.

10 yaşından önce menisküs yaralanması görülmesi çok olağan değildir .Gençlerde genellikle dizin ani olarak yön değiştirilmesi ve makaslama hareketi ile yaralanma olur. Orta yaş ve üzerinde menisküs yaralanmaları genellikle zorlamalı çömelme ve düşme sonrasında olur.

Ani menisküs yaralanmalarında birkaç saat sonra dizde şişme , diz arkasında veya menisküsün yırtıldığı yerde ağrı olur. Eğer yırtılan menisküs parçası takla atarak eklem arasına sıkışırsa ,diz ekleminde ani kilitlenme olabilir. Kronikleşmiş yani eski menisküs yırtıkları ise ,aralıklarla olan diz
eklem şişlikleri ve batma şeklinde olan ağrı yakınmalarına yol açabilir.

Menisküs yaralanması şüphesi ile başvuran hasta , Ortopedi Uzmanı tarafından detaylı muayene edilir. Daha sonra başka bir kemik yaralanma veya kireçlenmeye bağlı diz eklem aralığı daralması varlığını değerlendirmek için standart röntgen çekimleri yapılır. Röntgen tetkikleri mümkünse ayakta basarak ve iki taraf karşılaştırmalı olarak yapılmalıdır. Menisküs yırtığının varlığını, yırtığın yerini ve şeklini, komşu kıkırdak yapıların değerlendirmesini yapmak için MRI görüntülemeden faydalanılır.

Menisküs yaralanmalarının karışabileceği diğer hastalıklar ; diz eklemi içinde serbest gezen kıkırdak parçaları, özellikle iç tarafta olan eklem kapsülü bantları, diz kapağı eklemi kıkırdak bozuklukları, diğer diz bölgelerinde kemik veya kıkırdak doku bozulmaları, çapraz veya yan bağ yaralanmaları olarak sayılabilir . Bu patolojiler menisküs yırtığına eşlik de edebilir.

Bütün menisküs yaralanmaları belirti vermez . Birçok menisküs yaralanması da bir zaman sonra belirti vermez hale gelir. Cerrahi tedavi her zaman şart değildir. Ameliyat olmadan takip ve tedavi edilebilecek menisküs yaralanmaları;

  • Uzunlamasına 10 mm den küçük ve 3-5 mm den az yer değiştirmiş olan yırtıklar
  • İleri derecede diz kireçlenmesine bağlı aşınma ile olan yırtıklar
  • Enlemesine 3 mm den küçük yırtıklar
  • İlerlemeyen ve bulgu vermeyen kısmi yırtıklar

Ameliyatsız tedavide ödem giderici ve ağrı kesici ilaçların kullanılması, buz tatbiki, kas güçlendirici ve eklem hareket açıklığını arttırıcı fizik tedavi uygulanılması sayılabilir.

Cerrahi tedavide , artroskopik dediğimiz yani kapalı olarak, kamera sistemleri ile uygulanılan yöntemler kullanılır. Yırtık olan menisküs eğer onarmaya müsait ise tekrar dikilir. Menisküs yırtığı düzgün kenarlı ise ve menisküsün damar ağı ile beslenebildiği kenar kısmına yakınsa tekrar yerine dikilebilir. Kova sapı yırtıklar diye tabir ettiğimiz yırtıklarda yer değiştirmiş olan menisküs parçası ameliyat esnasında tekrar yeri yerleştirildiğinde düzgün ve stabil görünüyor ise dikilebilir. Menisküs yırtığı onarılır ise , ameliyat sonrasında yaklaşık 20 gün-1 ay hastanın dizine yük vermemesi gerekir. Dikilen menisküsün iyileşebilmesi için dizin çapraz ve yan bağlarının da sağlam olması önemlidir. Eğer beraberinde bir bağ yaralanması var ise bunlar da eş güdümlü olarak tedavi edilmelidir. Ameliyattan 10 gün sora fizik tedaviye başlamakta yarar vardır.

Menisküs dizde amortisör benzeri görev yaptığından dolayı mümkünse yırtık dikilmelidir. Menisküs yırtığı onarmak için müsait değilse ,yırtık olan kısım kenarları düzgün olacak şekilde kesilerek çıkartılır. Eğer komşu kıkırdak dokularda hasar yok ise hasta ertesi gün ameliyatlı dizine yük vererek yürüyebilir. Ameliyat sonrası dönemde fizik tedavi şart olmamakla birlikte yapılması daha iyi olur. 

Oluşabilecek komplikasyonlar; bacak damarlarında pıhtı oluşumu, diz eklem içi kanama , onarılan menisküsün tekrar yırtılması olarak sayılabilir.

El parmaklarımızı hareket ettiren tendonların hareket sırasında içerisinden geçtiği tünelde sıkışıp takılması ile seyreden hastalıktır. Takılmanın sebebi tünelin kalınlaşması veya tendon kılıfı üzerinde kistik bir yapı oluşması olabilir.

Her yaşta görülebilen tetik parmak hastalığı; çocuklarda doğuştan olabileceği gibi, ileri yaşlarda şeker ve romatizmal hastalık benzeri tetikleyici rahatsızlıkları olan kişilerde daha sık görülür. Genç yaşlarda ise aşırı bilgisayar ve cep telefonu kullanımı gibi yoğun parmak hareketi gerektiren durumlarda ortaya çıkabilir. Hastalığın ilk evrelerinde parmaklarda ağrı olur. İlerleyen dönemlerinde takılma şeklinde belirti verir. Hareket esnasında oluşan takılma  tetiklemeye benzediği için bu isimle adlandırılır. 

Teşhis genellikle fizik muayene ile koyulur. MRI görüntülme yardımcı tetkiktir. Mutlaka yapılması gerekmez. tetik parmak hastalığının  erken evredeki tedavisinde hareket modifikasyonu ve ödem giderici ilaçlar kullanılması önerilir.Tetik parmak bölgesine yapılan kortizon enjeksiyonundan da fayda görülebilir. Konservatif tedaviye cevap alınamadığında  veya daha etkili  tedavinin erken dönemde talep edildiği durumlarda cerrahi girişim uygulanılabilir. 

Cerrahi tedavi lokal anestezi ile yapılabilen küçük bir müdahaledir. Hastalar ameliyatın ertesi günü  parmaklarını günlük aktivitelerini yapabilecek kadar kullanabilirler. 

Diz Eklemi KireçlenmeSİ

Diz eklemlerinde kemik uçlarını örten kıkırdak doku kaplamanın bozulmasıyla seyreden bir hastalıktır. Kemiklerin birbirine sürtünmesini engelleyen kıkırdak doku aşınmaya ve yıpranmaya müsaittir. Zamanla sertleşerek bozulan kıkırdaklar, pürüzsüzlüğünü kaybederek kireçlenmeye neden olur. Kireçlenme ve beraberinde gelişen iltihabi süreç ağrılı ve hareket kısıtlayıcıdır.

Diz eklemi kireçlenmesinde teşhis fizik muayene, röntgen ve MRI görüntüleme ile konulur. Bozulmuş olan menisküs ve kıkırdakların temizliği için kapalı yani artroskopik tedavi uygulanabileceği gibi mevcut kemik eğriliklerinin tedavisi için kemik – iskelet aksı düzeltme ameliyatları yapılabilir. Ağrının giderilmesi için  ödem giderici ve ağrı kesici ilaçların kullanılması yarar sağlayabilir. İleri dönem diz kireçlenmelerinde tedavi “diz eklem protezi” ameliyatı dır.

 

Bağ ve tendon yaralanmaları

Diz eklemi; uyluk, kaval ve diz kapağı kemiğinin birleşerek eklemleştiği yere verilen addır. Bu eklem üzerinde esnek hareket edebilmemize yardımcı olan iç yan, dış yan, ön çapraz ve arka çapraz bağdan oluşan dört ana bağ vardır.

Burkulmalar, dize alınan darbeler, zıplama hareketleri ya da ani yön değiştirme eylemleri diz eklemindeki bağların yaralanmasına neden olabilir. Diz eklemi bağ yaralanmalarında hasta ilk etapta ağrı hissetmeyebilir ancak bir kopma sesi ya da diz hareketinde bir kontrolsüzlük hissedilebilir. Yaralanmayı takiben  diz bölgesinde şişkinlik ve ağrı oluşmaya başlar. Hastalık tedavi edilmez ise yıllar içerisinde diz ekleminde kıkırdak bozulması olabilir. Bu nedenle diz burkulmaları sonrasında ortopedik muayene yapılmalı, diz eklemi röntgenler ve MRI ile değerlendirilmelidir.

Yaralanmanın olduğu akut fazda buz tatbiki ve diz eklemini hareketsiz kılma önemlidir. Tıbbi incelemenin ardından gerekli durumlarda bağ onarım ve rekonstrüksiyon ameliyatlarının yapılması, ilerde oluşabilecek diz eklemi bozukluklarını önler.

Diz Kapağı Çıkığı

Diz kapağı kemiğinin uyluk kemiği oluğu dışına çıkması diz kapağı çıkığı (Patella) olarak adlandırılır. Genetik ve doğuştan oluşan diz kapağı çıkığı hastalığında, genellikle hastanın diz kapağı kemiğinin eklem uyumu bozuktur. Bu nedenle hasta ayakta sabit durduğu sırada diz kapak kemiği dışarı doğru çıkarak ağrı oluşabilir. 

Diz kapağı çıkıklarında dizin ön tarafında yoğun bir ağrı ve şişlik oluşur. Dizin hareketi esnasında ise zorluk ve ağrı artışı gözlenir. Hastanın tıbbi öyküsü ile birlikte MR değerlendirmesi sonrasında hastalığın tanısı konulur. İlk kez çıkık oluşan hastalarda çıkık düzeltilir ve yarı çıkık durumu gözlenmez ise dizlik kullanılarak takip edilir. Ancak tekrarlayan çıkıklarda trohleaplasty, MPFL rekonstrüksiyonu ve patellar tendonun yapışma yerinin dışa alınması vb. gibi birçok cerrahi tedavi uygulanır. Cerrahi tedavide amaç; çıkığın oluşmasına sebep olan faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır. Bu yüzden kişiye özel cerrahi planlaması yapılması gereklidir.